İçeriğe geç
Yazılım6 dk okuma·

Neden kendi platformumuzu yazdık?

Kendi platformumuzu yazdık çünkü hazır araçlar tek bir sayıyı vermiyordu: rakibin reklamı kaç gündür yayında.

Yazı kapak görseli · 1600×700

Kendi platformumuzu yazdık çünkü ihtiyacımız olan tek sayıyı hiçbir hazır araç vermiyordu: rakibin reklamı kaç gündür yayında? Bu yazı o kararın gerekçesi, bedeli ve bugün nereye geldiği üzerine.

Hazır araçlarla ne yapılamıyordu

Piyasadaki araçlar bir anlık fotoğraf veriyor: şu an hangi reklamlar yayında. Oysa bizim işimize yarayan şey fotoğraf değil, film: bir reklamın ilk görüldüğü gün, hâlâ yayında olup olmadığı, çekildiyse ne zaman çekildiği. Bunu tutmak için her reklamı her gün yeniden görmek ve kaydı günlük tutmak gerekiyor.

  • Rapor araçları geçmişi tutmuyor; dünkü durumu bugün soramıyorsunuz.
  • Reklam kütüphaneleri açık ama sektör bazında karşılaştırılabilir hâlde değil.
  • Kreatif, yasal kontrol ve gelen talep üç ayrı araçta durunca, "hangi kreatif müşteri getirdi" sorusu kimseye sorulamıyordu.

Üç ekranı tek ekrana indirmek

Asıl sıkıntı tek bir eksik özellik değil, parçalanmaydı. Reklam harcaması bir panelde, gelen talep e-postada, kreatif onayı WhatsApp'ta, yasal kontrol kimsenin üstünde değil. Müşteriye ay sonunda gönderilen rapor, bu dağınıklığın elle toplanmış hâliydi — ve gönderildiği anda eskimişti.

Rapor yazmayı bırakıp aynı ekranı müşteriye açmak, ajans tarafında en çok direnç gören ama en çok işe yarayan karar oldu.

Bedeli neydi?

Dürüst olalım: kendi yazılımını yazmak ucuz değil. Bakım sizde kalır, güvenlik sizde kalır, yeni platform API'si çıktığında uyum sizde kalır. Bu kararı yalnız şu durumda öneriyoruz: ihtiyacınız olan şey piyasadaki araçların eksiği değil, farklı bir şey ise. Bizim durumumuzda fark buydu; müşterilerimize de aynı soruyu soruyoruz, cevap "eksik" ise hazır çözümü öneriyoruz.

Bugün ne var?

Panelde altı modül var: Sektör Radarı, Kreatif Strateji, Stüdyo, İçerik Takvimi, Yasal Kontrol ve Lead Takip. Hepsi aynı veriyi paylaşıyor; bir kreatifin fikri, üretimi, yasal kontrolü ve getirdiği talep tek zincirde duruyor. Nasıl çalıştığını platform sayfasında ekran kayıtlarıyla görebilirsiniz.

Yan etkisi şu oldu: müşterilerimiz için yazdığımız bazı araçlar kendi başına ürüne dönüştü — ürünler sayfasında üçü duruyor.

Bilerek yapmadıklarımız

Bir yazılımı kendi yazmanın en büyük riski, her isteği eklemek. Baştan dışarıda bıraktığımız üç şey var:

  • Genel amaçlı rapor aracı yazmadık. Grafik üretmek için zaten araç var; biz yalnız kendi sorumuzu cevaplayan ekranları yazdık.
  • Otomatik teklif/bütçe robotu yazmadık. Platformların kendi algoritmaları bu işi bizden iyi yapıyor; onların üstüne bir katman koymak gürültü ekler.
  • Sosyal medya zamanlayıcısı yazmadık — takvim var, paylaşım onayı var, ama zamanlama işini hazır araçlara bıraktık.

Teknik tercihler

Panelde framework ve ORM kullanmıyoruz; altyapı kendi yazdığımız PHP üzerinde duruyor. Bu popüler bir tercih değil ve herkese önerilmez. Bizim gerekçemiz şuydu: ürünün ömrü uzun olacak, ekip küçük, ve bağımlılık zincirinin her yıl kırılması en çok küçük ekibi yoruyor. Bedeli de açık — yazmadığımız her hazır bileşeni kendimiz yazdık.

Kendi yazılımını yazma kararı, "daha iyisini yaparız" ile değil, "bu veriyi başka türlü göremeyiz" ile verilmeli.

Müşteri tarafında ne değişti?

En somut değişiklik rapor beklentisinin ortadan kalkması oldu. Harcama, gelen talep, yayındaki kreatif ve rakip hareketleri aynı panelde durduğu için ay sonu raporu bir ritüel olmaktan çıktı. İkinci değişiklik daha sessiz ama daha önemli: müşteri ile ajansın aynı sayıya bakması, tartışmayı "rapor yanlış" düzeyinden "ne yapalım" düzeyine taşıdı.

Panelin bugünkü hâlini ve altı modülü platform sayfasında ekran kayıtlarıyla görebilirsiniz; aynı yaklaşımla müşterilerimiz için yazdığımız üç ürün ürünler sayfasında.

Karşılaştırma için: Meta Marketing API ve Google Ads API, verinin kaynağına erişmeyi açık tutuyor — kapalı olan şey veri değil, veriyi zaman içinde tutan bir hafıza.

Ne zaman kendi yazılımınızı yazmalısınız?

Bu soruyu bize soran müşterilere kendi karar ağacımızı anlatıyoruz. Dört soru, sırayla:

  1. İhtiyacınız bir özellik eksiği mi, farklı bir şey mi? Eksikse hazır çözüm bir sonraki sürümde kapatır; farklıysa hiç kapatmaz.
  2. Bu iş sizin ayırt edici tarafınız mı? Müşterinin sizi seçme sebebi buysa yazmaya değer. Değilse yazdığınız şey yalnız bakım yükü olur.
  3. Veriyi zaman içinde tutmanız gerekiyor mu? Anlık durum yetiyorsa rapor araçları yeter; geçmiş gerekiyorsa kendi kaydınızı tutmak zorundasınız.
  4. Beş yıl sonra da bakımını üstlenebilecek misiniz? Cevap net "evet" değilse, yazmayın.

Dördünde de "evet" çıkan iş sayısı sandığınızdan az. Bizim durumumuzda rakibin yayın süresini tutmak dördünü de karşılıyordu; müşterilerimizin çoğunda ise cevap hazır çözüm oluyor ve biz de onu söylüyoruz. Yazılım tarafındaki ilk işimiz, yazılım gerekip gerekmediğine karar vermek.

İlgili yazılar

Tüm yazılar